2400 Yıl Geriden Gelen Ses 14. Bölüm – Bağdat'tan Parlayan Işık M.S. 9. Asır
9. yüzyıl Bağdat'ındaki Beytü'l Hikmet, farklı medeniyetlerin bilgi mirasını bir araya getirerek insanlığın ortak ilim hazinesini zenginleştiren ve çağları etkileyen bir düşünce merkezi olmuştur.

M.S. 9. yüzyılda Bağdat, yalnızca bir başkent değil; insanlığın ilim ve düşünce merkezlerinden biriydi. Abbâsîler döneminde kurulan Beytü'l Hikmet, farklı medeniyetlerin bilgi birikimini bir araya getiren eşsiz bir ilim yuvasına dönüştü.
Yunan, Hint ve İran kaynaklarından yapılan çeviriler sayesinde matematik, astronomi, tıp, felsefe ve coğrafya alanlarında önemli çalışmalar gerçekleştirildi. Burada yetişen veya eserleriyle iz bırakan âlimler, yalnızca kendi çağlarını değil, sonraki yüzyılları da etkiledi.
Bu bölüm, Bağdat'ın siyasî gücünü değil; ilmin sınır tanımayan yolculuğunu ve insanlığın ortak mirasına bıraktığı ışığı anlatmaktadır.
Bülent Susam
Ve asra yazılmış şiir
Bağdat'tan Parlayan Işık;
İnsan kılıçla toprağı tuttu; bilgelikle çağı aştı.
Sayısız âlemde nice cevher vardı; akıl onları işledi.
Ve dünyaya yüzünü çeviren insan,
Çağlar aşan irfan, Bağdat'ta yol buldu.
Doğudan Batıya bilge erler aynı kandilde buluştu.
Beytü'l Hikmet'te ilim vücut buldu.
Yıldızların dili çözüldü, sayıların sırrı konuştu.
Hekim, müneccim, filozof varlığın özünü aradı.
Yunan'ın sözü, Hint'in hesabı, Acem'in mirası buluştu.
Mürekkep aktı, akıl çağlara yol oldu.
İlim insan ayırmadı; ne sınır bildi ne de dil.
Âb-ı hayat misali, nice dillere can oldu.
Nice devlet yıkıldı, nice taht toprağa döndü.
Bağdat'ta yanan ateş, çağdan çağa yürüdü.
Tahtlar unutuldu; bir satır, bin yıl konuştu.
Bilgi, insanın yürüdüğü en kadim yol oldu.





