Tozlu Raflar

Abdurrahim Karakoç’un Mihriban Şiirinin Hikayesi

Abdurrahim Karakoç’un Mihriban şiiri, karşılıksız ama saf ve ölümsüz aşkını yüreğinde saklayarak dizelere dönüştürdüğü Mihriban’a adanmıştır.
Abdurrahim Karakoç’un Mihriban Şiirinin Hikayesi
Mihriban, Abdurrahim Karakoç’un tek aşkıdır ve bir semboldür. Gerçek ismini hiç açık etmemiştir Karakoç. Aşkı karşılıklıdır; fakat kız tarafından hep “hayır” cevabını almıştır. Yıllar sonra bir arkadaşından onun evlendiği haberini almıştır ve ona olan aşkını satırlara dökmüştür. Onun için iki şiir yazmıştır. Mihriban şiiri ise sonradan Musa Eroğlu tarafından müziğe dökülmüş ve dilden dile dolanmıştır. Bir gün kendisine onu görmek ister misin diye sorulduğunda: – Niye görelim ki? Öyle kalsın. insanın gönülde kalması, gözde kalmasından daha iyidir. diye cevap vermiştir Abdurrahim Karakoç. Bu aşk ise ilk günkü saflığı ve temizliğiyle dizelerde yaşamaya devam etmiştir. Sarı saçlarına deli gönlümü Bağlamışlar, çözülmüyor Mihriban! Ayrılıktan zor belleme ölümü Görmeyince sezilmiyor Mihriban! Yâr deyince kalem elden düşüyor Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor Lâmbamda titreyen alev üşüyor Aşk kağıda yazılmıyor Mihriban! Önce naz sonra söz ve sonra hile Sevilen seveni düşürür dile Seneler asırlar değişse bile Eski töre bozulmuyor Mihriban! Tabiplerde ilaç yoktur yarama Aşk değince ötesini arama Her nesnenin bir bitimi var ama Aşka hudut çizilmiyor Mihriban! Boşa bağlanmamış bülbül gülüne Kar koysan köz olur aşkın külüne Şaştım kara bahtın tahammülüne Taşa çalsam ezilmiyor Mihriban! Tarife sığmıyor aşkın anlamı Ancak çeken bilir bu derdi, gamı Bir kördüğüm baştan sona tamamı Çözemedim çözülmüyor Mihriban!

İlginizi Çekebilir

Yorumlar

0/5000

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!