Ana gibi yâr olmaz
Bu şiir, bir evladın gözünden annesine duyduğu derin sevgi, özlem ve minnettarlığı; günlük yaşamın, inancın ve sıcak anların hafızasında nasıl canlı kaldığını, kaybın ve uzaklığın yarattığı hüzünle birlikte anlatmaktadır.

Hep gözümün önünde
Sabahın seherinde
Ezan sesiyle irkilişin
İnancını sürdürmenin mutluluğuyla
Seccadenin üstünde duruşun
Bölünmüş uykumun ninnisi gibi
Fısıldarcasına dua okuyuşun
Hep gözümün önünde
Tatil sabahlarında
Tüten buharı çaydanlığın
Gülen gözlerin
Beni uyandıran nasırlı ellerin
Diz çöküp yer sofrasına oturuşun
Hep gözümün önünde
Bir daha görüşecek miyiz diye soran dopdolu bakışın
Terminalde uğurlarken beni
Gurbet türküleri tadında el sallayışın...
Hep gözümün önünde
Diyarbakır dönüşü sesime uyanışın
Asırlık hasretinle sarılışın
Seni sorduğumda iyiyim deyişin
Sizinle, sizin için iyiyim
Hep gözümün önünde
Sımsıcak konuşmaların
Sevdalı gülüşlerin
Torununa-Yılların boşluğunu dolduran çocuğa-
Yılların açlığı ile seslenişin
Ona ilahiler söyleyip
İnancını öğretişin
Oysa şimdi buruk bakıyorsun düşlerimde
Devrettiğin kavga sürmüyor diye istediğin gibi
Hep aklımdadır kavgan Ana
Anladığım gün
Sıcak sesini bir daha duymayacağımı
Alıştığım an sensizliğe
Bir daha üzmeyeceğim seni
Yeter ki gülen gözlerinle gel
Coşkulu yüreğinle düşlerime.....






