Aşkın Nüshası
Sevdiğini unutamayan ama yaralı kalbiyle artık vazgeçmeyi seçen bir aşığın iç döküşü.

0:00 / 1:58
Yazdıkça yazdım seni, kalemim bile yaralı,
Çok zaman oldu yaralarımı saralı,
Şimdi uygulayamadıklarıma bakıyorum,
Hiç mi başaramadım kararlar aldım alalı.
Sök at demesi ne kolay, başaramıyorum.
Açıp alın içimden, ben istesem de atamıyorum.
Olması, olmaması pek anlam ifade etmiyor,
Sonuçta uzakta ve ben dudaklarını tadamıyorum...
Atamadım içimden,
Ne zor durum aşamıyorum.
O yokken bir hiçim ben,
Kendime anlam bile katamıyorum.
Karanlık sokaklarıma ışıktı,
Aydınlatan bir şey artık bulamıyorum.
Aşkım kepçe, kalemim kaşıktı,
İstesem de tam anlatamıyorum...
“Sana çıkmayan yolları istemem.” diyordu,
Şimdi her sokağı bensiz.
Benim sokaklarım ona çıkar biliyordu,
Bitirdi beni, gömdü artık kefensiz.
Tutkuyla bağlandım, delicesine sevdim,
Belki onun bundan haberi bile yok.
Şimdi artık ona göre bile ben, eldim,
O yokken bile herkesten, her şeyden çok.
El oldum, yaralı kalbime yok bir şifa.
Merhem olsa sürmem artık gönlüme.
Olmayanda olmuyor gerçekten vefa,
Artık istemiyorum seni, ne ölüne ne ölüme.
Git, uzaklaş benden, sensiz çok daha iyiyim.
Sen yoksan en azından, daha tutarlı biriyim.
Şimdi gel git yapman anlamsız,
Geldiğinde sanki delinin tekiyim.
Ben bu aşkın bir nüshasını istemedim,
Ya aslı olmalıydı ya da aslı.
Ben başka bir şeyi böyle sevmedim,
Benim sevgim kendime hastı.






