Avluda Sessiz Sorgu
Bu şiir, soğuk bir avluda yürürken insanın kendi içine düşmesini; sorular, suskunluk ve hafif bir hayretle yaşamı izleyen ama ona tam dokunamayan yalnız bir bilincin hâlini anlatıyor.

Ağır ağır yürürüm avluda,
hava soğuk, zemin ıslak.
Ayakkabımın altı delik,
yağmur yüzüme ince ince çiselir
ve ben, farkında bile değilim.
Hava soğuk olsa da yürümek isterim avluda.
Avluda yürürken düşerim derin düşüncelere;
ben yargıç değilim,
kimseyi yargılamam.
Sadece “neden” diye sorarım içimden,
sadece kendime…
ve yine kendime.
Cevabını bilmediğim sorularla
sessizce dolup taşarım.
Biraz hayret,
biraz öfke…
düşüncelerimi bastırmaya çalışırım.
Yağmur şiddetlenir,
ortalık gittikçe ıslanır.
Ben izlerim
yere düşen damlaları tek tek.
Kuşlar çatıda cıvıldar,
bir yaşam konuşur gökyüzünde.
Dokunmak isterim onlara,
ama dokunamam…
Sadece bakarım.






