Şiirhane

Bir Anlık Yorgunluktur Ölüm

Metin, iki kalbi aynı “evde” bir araya getirme arzusuyla başlayan; doğa imgeleri, kırılgan nesneler ve bilimsel göndermelerle (zaman, karbon, travma) iç içe geçmiş bir aşkın hem yoğunluğunu hem de dağınıklığını anlatan, giderek tükenişe yaklaşan bir iç monologdur.
Bir Anlık Yorgunluktur  Ölüm

biliyorum

iki kalbi aynı eve yerleştirmeyi

ya da

rüzgârı yukarıda tutan ipin

elimi kessin isteğini

bu türlerin ürpermesi için

ileri geri-sadece korku

aynı saatte yaşlandık

haziranın neşeli pınarında

ağacı, balıkları,lotusları

misafir eden odalarımız orada

işte

denize hiç ulaşamayan

dalgın tüylü kırlangıç biblo

metal kelebek

bunlar

karanfil renkli kulakların dizesi

bu ağrılar arı dolu kovanın yazgısı

kendinin bile anlamadığı

çokça dinlediğim travmanın çamuru

sözün toprağında

şarkı söyleyen yaprakla

sokağa dönerken

bunu bilmek istiyorum

giderken niye zilimi çaldın

uzaklardan kaçıp

tebessümüne konan

yakınlarda uzaklaşacak

mutlu aşklara yaslanıyorum

karbon on dörtten bahsetmiştik,tüyü sen de olan kuşlardan

içimde karşılaştığım dalgalar şaşkın

sevinçli,cömert sabah yıldızlarından tanıdım

bu onun bacakları

uzun ve inatçı

kendi pamuğunu demirimle kıyaslıyor

hep erkenci

yine de telaşlı

avuç izlerim

göğsünün şeklini alıyor

aklımı alıyor

avuç içlerin

gökyüzü olmayan yıldızımızın yaşama isteğiyle

dudaklarımı kaybediyor

imalar

klorofili bol saksıdan,

kurtulmalar

zaman, tanrının paslı lokması

bu şiiri bitirecek hâlim kalmadı

sen baştan okuyabilecek misin

İlginizi Çekebilir

Yorumlar

0/5000

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!