Brütüsümbül
Ayrılık acısı, özlem ve umutsuz bekleyiş içinde, sevgiliye kavuşma ihtimalini sorgulayan yaralı bir kalbin iç döküşü.

Hicranlar girecek araya,
Sokaklarda ararım işte o zaman
Cemâlini.
Soracaklar bana
"Nerededir Leyla?"
Uzaktan bir ses çıkacak ortaya,
Sanki bir hülya.
Budur kaderin asıl cilvesi
Çeşmin çeşmesi,
Sineme açıldı.
Ne yazsam vermez
O sinenin etkisini.
Mehtaplar aydınlatsa,
Mâhlar da yarılsa
O dilberin
Ruhu
Sitare olur bizlere.
Biçare
Bekliyorum
Hatrın sofrasında.
Zâr u zâr eyler
Bir çift gözüm,
Vehimlerden çıkan
Bir avaredir özüm.
Artık Mecnun yaralıdır
Şu hayatta.
Bir ses seda çıkmaz
Sümbülden.
Iraklara gözünü dikmiş,
Yollarını gözler.
Şimdi sinedeki çeşmelerin
Ucu dikilse...
Sitare, ileride açar mı yine?
Gelse...
"Gelse açar mı?" demek yerine
Gelir mi?
Ah, —Brütüs!
Var mı
Bu yürek akan çeşmenin hesabı
Ya?
Var mıdır dersin
Yürek burkan
Vehimlere
Göz kırpmadan gidecek bir
Sezar
Bende?





