Konuşmak - Susmak
Sözcüklerin bile yaraladığı bir dünyada, suskunluk ile konuşma arasında sıkışmış bir ruhun; özlem, ayrılık ve içsel acıyı yoğun bir şiir diliyle aktaran derin bir duygusal iç döküşüdür.

Konuşmak bir ölüm
Susmak bin
Özledim demek yasak buralarda
Seviyorum demek
Boğazda dizili lokma
En çok da sözcükler yaralıyor
‘Gidersen’ diye başlıyor
Kanadı kırık cümleler
Eli kanlı konuşmalardan geçiyor yaşam
Zamanı lafa tutmasa Şu soytarılar diyorum
Serseri adımlarla
Basmasalar bağrımıza
Acımızı taştan taşa çalmasalar
‘Su bulanmazsa durulmaz’ diyor
Yaşamın bilge yüzü
Bir ömür müdür
Durulmanın bedeli
Haydan mı geldik ki Huya gidelim
Konuşmak bir ölüm
Susmak bin
Sular çağıldıyor gözümde
Her damla bir kırbaç gibi
Şaha kaldırıyor hüzünleri
Baharlar solduran bir rüzgâr
Esiyor deli gibi
Vuruyor yüzüme yüzüme
Yüküm ağır
Yolum uzun
Kal diyemiyorum
Git demeye dilim dönmüyor
En çok da türküler avutuyor
Bağrı taşlı dizelerden geçiyor yaşam
“Kuş kanadı kalem olsa Yazılmaz benim derdim”






