Kurgu
Geçmişten ansızın beliren bir yüzün etrafında hasret, zaman ve vazgeçişlerle örülü, aşkın bir ütopya olarak sorgulandığı hüzünlü bir iç konuşma.

Yüzün bana göründü, sebepsiz biraz önce,
Bir anda geldi gitti, güzeldi, belirgindi.
Mazin el üstündeydi, yıllar yılı dizince,
Hasretin gitti geldi, saçların tedirgindi.
Çağırdığımda duysan, küskün güller uçardı,
Seni saklayan şehir, utancından kaçardı,
Bahçemde unutulmuş, karanfiller açardı,
Yokluğunda söz dile, güneş suya dargındı.
Günleri birbirine, sessizce ekledin mi?
Haftaları odanda, hapsedip bekledin mi?
Ayların dumanını, tenhada kokladın mı?
Yaz sarıya yabancı, kış beyaza kırgındı.
Bakardım bulutlara, kuşlara ara sıra,
Nasıldır, nerededir, anardım sora sora,
Hayalimde mutluydun, kalsaydın yerin ora,
Yüzün bana göründü, güzel ama gergindi.
Sen iyi misin dersen, hayat bana yorgundu,
Göller fırtınalıyken, okyanuslar durgundu,
Sen bir ütopyaymışsın, geçti ama vurgundu,
Yaklaşıp vazgeçtiğim, hepsi senin sorgundu.
Vazgeçip yaklaştığım, hepsi senin kurgundu.





