Şiirhane

Öylece

Sevdayla yoğrulup benliğinden vazgeçen bir âşığın, “sana çok aşığım” sözünün ağırlığı altında yanarak, susarak ve tükenerek olgunlaşmasını anlatan bir şiir.
Öylece

Hamdım, çiğdim; seninle piştim, öğrendim.
Aşk denilen melete senden düştüm, öğrendim.
Sevdan ile defalarca kendime küstüm, öğrendim.
“Sana çok aşığım” dedi, kaldım öylece.

Adını dağlara bağırdım, taştım, öğrendim.
Yedi kat gökleri feryatla aştım, öğrendim.
Seni sevmek için benden vazgeçtim, öğrendim.
“Sana çok aşığım” dedi, yandım öylece.

Kerem gibi yanıp kül olmayı seçtim, öğrendim.
Ayrılık zehrini şerbet diye içtim, öğrendim.
Bu fani dünyadan yayan geçtim, öğrendim.
“Sana çok aşığım” dedi, öldüm öylece.

Zamanın ipini elimden attım, öğrendim.
Sonsuzluk uykusuna seninle yattım, öğrendim.
Cenneti senin bir tek sözüne sattım, öğrendim.
“Sana çok aşığım” dedi, daldım öylece.

Alan ya razı değilse sordum, öğrendim.
Gitmek yerine kalmayı durdum, öğrendim.
İlk defa turnayı gözünden vurdum, öğrendim.
“Sana çok aşığım” dedi, saldım öylece.

Başka bir yolun izinden gittim, öğrendim.
Can diye bir şey kalmadı, bittim, öğrendim.
Aşkı her defasında geri ittim, öğrendim.
“Sana çok aşığım” dedi, pustum öylece.

Sevmeyi Leyla’dan değil Aslı’dan öğrendim.
İçeri almadın beni, ben de kapıdan öğrendim.
Gurbeti vatan saydım, yolundan öğrendim.
“Sana çok aşığım” dedi, söndüm öylece.

İlginizi Çekebilir

Yorumlar

0/5000

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!