Telefon
Ulaşılamayan bir sevdayı, sessizlikte büyüyen özlem ve ertelenmiş kavuşma duygusuyla anlatan içli bir şiir.

Avucumda suskun bir ağırlık,
adınla aydınlanan ama hiç çalmayan.
Ekranıma düşmeyen her ihtimal
biraz daha geciktiriyor seni bana.
Parmaklarım ezberinde numaran,
ama cesaretim hep meşgul.
Aramak bazen konuşmaktan daha gürültülü,
çünkü sesin gelirse
yokluğunu inkâr edemem.
Zaman, operatör gibi araya giriyor,
“ulaşılamıyor” diyor her gece.
Oysa ben seni
en çok ulaşılamazken özlüyorum.
Bir titreşim bekliyorum,
kalbimle aynı frekansta.
Telefon değil bu aslında,
avucumda taşıdığım
ertelenmiş bir kavuşma.
Ve şarjı biten her yüzde,
biraz daha anlıyorum:
Bazı özlemler
konuşarak değil,
susarak birikir.





