Yaşlandım
Yaşlandım diyen bir ruhun, zamanla yoksullaşan umutlar, yabancılaşan gökyüzü ve acıyla barışmış bir kalpte, yolun sonuna doğru sürüklenişini anlatan içli bir itiraf.

Yaşlandım,
Göğsümde bahar kuşları savuruyor kanatlarını,
Uçuşmuyor artık sarp ormanlarda,
Yeşermiyor çiçekler o tek odalı evlerde,
Pencere köşelerinde sefa sürmüyorlar,
Bir o kadar toprağa aç, bir o kadar susuz.
Yaşlandım,
Kaşığım kırılıyor da ömrüm yavan bitiyor,
Gökyüzü hasret kendine; benim bildiğim mavi değil,
Ay tepemde parlıyor, suretim ise ben değil,
Kaygısız zamanlarda değilim; yıllarımda yok toy bakışlar,
Bir çare ömre bedel dar bir sokaktayım.
Yaşlandım,
Buruşuk bir el ile tutuyorum mektubun köşesinden,
Sarmıyor içimi benden öte ahenkli şiirler,
Acı, keder beni mutlu ediyor; mizacım acınası hâldeyken,
Son kıyı bu; kaç adım kaldı bilinmez, ah arsız yollar sizi,
Bak, bitiyor yol; bıçak kesiği gibi savuruyor beni,
En mevsimsiz, izbe yerlere…






