Çakıl Taşı
Kendi içine düşen bir uçurumu izlerken, kirlenmiş dünyanın ortasında sesini ve masalını kaybetmeden yürüyen bir ruhun hikâyesi.

bir çakıl taşının
anlattığıyla başladı her şey
denize atılmış
ve boğulmayı unutan bir sırdı sesim
çamura basmadan geçmiştim bütün bir masalı
bir uçurum kendi içine düşüyordu
ve ben onu izliyordum.
kirlenmiş caddelerde kanar ayaklarım.
betonun göğsünde kırılan düşlerin izleri,
dudaklarımda yaralar açar unutulmuş kelimeler,
gözlerime saplanır ölümün soğuk soluğu.
çamura basmadan geçmiştim bütün bir masalı
sen yoktun, gece yoktu, gündüz yoktu
bir uçurum, kendi içine düşüyordu
ve ben onu izliyordum





