Beyanlar

Al Bayraktan Gök Bayrağa

Al bayraktan gök bayrağa uzanan Doğu Türkistan, Türklerin kadim yurdu olup bugün Çin’in baskısı ve zulmü altında kimliği, kültürü ve inancı yok edilmeye çalışılan kanayan bir yaradır.
Al Bayraktan Gök Bayrağa
0:00 / 3:22
Atalar kültü kadim bir toprak... Yıllar boyu Türklerin ata toprakları olarak gösterilen bir bölge Doğu Türkistan topraklarıdır. Uzun bir dönem boyunca Çin’in baskısı, zulmü altında acılar çeken Uygur Türkleri, tüm dünyanın gözü önünde büyük bir soykırıma uğramaktadır. İç savaşı kazanan komünist lider Mao, bu bölgedeki özerkliği kaldırdı ve çıkan ayaklanmaları bastırmak için askeri kontrol komiteleri kurdurdu. Bu süre zarfında 70 binin üzerinde idam gerçekleşti ve 150.000’den fazla kişi göçe zorlandı. Daha sonrasında bölge, eyalet statüsünden çıkarıldı. Bu gelişme ile Çin’in toprağı bir gecede %20 artış gösterdi. Yüz ölçümü 1,6 milyon kilometrekare olan Doğu Türkistan’ın büyüklüğünü karşılaştırma yapmak gerekirse; Türkiye’den 2 kat, Almanya’dan 5 kat, İngiltere’den 7 kat, Hollanda’dan 40 kat daha büyüktür. Çin’in sosyal medyada etnik azınlık diye 5-6 kasabada yaşayan millet olarak lanse etmeye çalıştığı Doğu Türkistan, aslında birçok Avrupa ülkesinden daha büyüktür. Çin, bu bölgeye kendisi “Şincan” (Xīnjiang) diyor; yani “yeni sınırlar, yeni topraklar” anlamında... Ama buranın önceden beri kendilerine ait olduğunu savunuyorlar. Peki geçmişten beri kendisine ait olan bir bölge için “yeni toprak” denir mi? Mesela Pekin (Běijīng) için neden “Yeni Pekin” (Xīn Běijīng) denmez de bu bölgeye “yeni” (Xīn) anlamı katıyorlar? Çünkü bu topraklar öncesinden beri Türklerin ata yurdudur. Şimdi ise Türkler kendi öz yurtlarında yetim kaldılar. Doğan çocuklar ailelerinden zorla alınıp Çinli bir ailenin yanına veriliyor ve asimile edilerek büyütülüyorlar. Türk kültüründen uzak, tek bir Türkçe kelime öğrenmeden yetişiyorlar. “Meslek Edindirme Okulları” adı altında fabrikalara yakın yerlerde dinsiz çocuk işçiler yetiştiriliyor. 2016 yılında çıkan “Terörle Mücadele Yasası”, Uygur Türklerini hedef alıyor ve asimile etmeyi amaçlıyor. Camiler bir yana dursun; evlerde ibadet etmek, İslam’ı andıracak takke takmak, sembol kullanmak, içki içmemek, domuz eti yememek, tesettür ve her türlü dini söylem terör kapsamında değerlendiriliyor. Öyle ki öldükleri zaman İslami usullerce yıkanmaları bile yasaklanıyor. Çinli askerler, denetim adı altında geceyi diledikleri evlerde geçirebiliyor. Kadınlar ve kız çocukları köle olarak kullanılırken; erkekler ise toplama kamplarında çeşitli işkencelere maruz kalıyorlar. Doğum oranlarını düşürmek için zorla kısırlaştırma ve kürtaj politikaları uygulanmıştır. Uygurca yazılı bütün metinler toplanmaktadır. Kaşgarlı Mahmut’un diyarı, Yusuf Has Hacib’in bilgeliğini; atalarımızın izlerini taşıyan Doğu Türkistan yalnızca bir bölge değil, Türk dünyasının kalbi ve kanayan yarası konumundadır. Yıllar öncesinde al bayraktan gök bayrağa uzanan selam, yeniden diriltilmesi gereken bir ülküdür.

İlginizi Çekebilir

Yorumlar

0/5000

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!