Ameliyatın Sessiz Kahramanı: Dr. Esra Özdemir ile Anestezi Üzerine
Dr. Esra Özdemir, anestezinin görünmeyen ama hayati önem taşıyan yönlerini ve mesleğinin insani yanlarını içtenlikle anlatıyor.

1. Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
İsmim Esra Özdemir. 19 yıldır anestezi uzmanı olarak çalışıyorum. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunuyum. İhtisasımı Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tamamladım. Sonrasında mecburi hizmet nedeniyle Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesi’ne tayin oldum. 13 yıl devlet hastanesinde görev yaptıktan sonra, son bir yıldır özel bir hastanede anestezi uzmanı olarak çalışıyorum. Bir kızım ve bir oğlum var. Kitap okumayı, yogayı ve toplum bilimini severim. Araştırmaya, öğrenmeye meraklı bir yapım var. Yaşım kaç olursa olsun öğrenmenin hiç bitmeyeceğine inanırım.
2. Neden anestezi branşını tercih ettiniz?
Aslında ben bu branşı seçmedim; branş beni seçti diyebilirim. Tıp fakültesinden mezun olduktan sonra Tıpta Uzmanlık Sınavı’na (TUS) girdim. Asıl hedefim psikiyatriydi ama Ankara’da kalabilmek için tercih listeme anesteziyolojiyi de yazdım. Bir arkadaşımın tavsiyesiyle yazmıştım, “sonra tekrar sınava girerim” diyordum. Ancak bölüme girdikten sonra sevdim ve kaldım.
3. Anestezi uzmanı tam olarak ne yapar?
Ben bizlere “gizli kahramanlar” diyorum. Çünkü bir cerrahın ameliyatı sorunsuz, ağrısız ve güvenli bir şekilde tamamlayabilmesi için anestezi uzmanı mutlaka gerekir. Sadece hastayı uyutmakla kalmayız; ameliyat boyunca hastanın tüm hayati fonksiyonlarını takip eder, sürecin güvenle tamamlanmasını sağlarız. Ameliyattan huzurlu bir şekilde uyanmanız tamamen bize bağlıdır diyebilirim. Bunun yanında yoğun bakım hekimliği de yapıyoruz. Ağır hastaları takip ediyoruz; kimi zaman ölümle burun buruna çalışıyoruz. Bazen ameliyat sırasında kendimizi “yarı tanrı” gibi hissediyoruz; çünkü bir insanın hayatını elinde tutmak büyük bir sorumluluk ama aynı zamanda tarifsiz bir haz ve tatmin de veriyor.
4. Mesleğinizin en zor yanı nedir?
En zor yanı ölümler. Yoğun bakımda çok ağır hastalarla ilgileniyoruz; genci yaşlısı gözümüzün önünde hayatını kaybedebiliyor. Elimizden geleni yapmamıza rağmen bazen başarılı olamıyoruz. Hasta yakınlarına kötü haberi vermek de işimizin en zor taraflarından biri.
5. En çok ne zaman strese girersiniz?
En çok pandemide strese girdim. O dönemde her yaştan insanın gözümüzün önünde kayıp gittiğini görmek çok zordu. Doktorluğumdan soğuduğum zamanlar bile oldu. Elimizden hiçbir şey gelmediği, çok genç hayatları kaybettiğimiz anlar oldu. O dönemde çok ağladığımı, çok çaresiz hissettiğimi biliyorum.
6. Ameliyat öncesi hasta ile nasıl bir iletişim kurarsınız?
Ameliyat öncesi hastanın tüm tahlillerini ve sağlık geçmişini incelerim. Uygulanacak anestezi yöntemini hastayla konuşur, varsa ek hastalıklarına göre plan yaparım. Hastayı rahatlatmak, güven duygusunu vermek de bizim görevimiz.
7. Unutamadığınız bir vaka oldu mu?
Şu an kardeşim gibi gördüğüm yakın arkadaşımın annesi yoğun bakımda benim ellerimde vefat etti. Sonrasında kızını bir tesadüf sonucu tanıdım. O günden beri ruhlarımızın birbirine bağlandığını hissediyorum. On yılı aşkın süredir can dostum olan bu arkadaşım için hep “annesi onu bana emanet etti” derim. Bazen hayatın bizlere gösterdiği bu tür ruhani bağlara çok inanırım.
8. Bu meslekte en önemli beceri sizce nedir?
Soğukkanlılık ve sabır.
9. Anestezi alanında teknoloji ne kadar etkili?
Son 20 yılda büyük ilerlemeler oldu. Hastaların solunum fonksiyonlarını destekleyen cihazlardan, ev tipi solunum cihazlarına, yatak başı diyaliz imkânlarına kadar pek çok teknoloji hayatımıza girdi. Bu gelişmeler ameliyat ve yoğun bakım süreçlerini çok daha güvenli ve konforlu hale getirdi.
10. Genç doktorlara bu alana dair ne tavsiye edersiniz?
Soğukkanlı bir yapınız varsa anestezi size uygun olabilir. Ancak sürekli formayla, boneyle, nöbetlerle geçen bir meslek olduğunu da bilmek gerekir. “Gecelerin adamı” olmayı göze almak lazım.
11. Anestezi uzmanı olarak ekibin içinde nasıl bir rol üstleniyorsunuz?
Ameliyatın güvenle başlamasından, sürdürülmesinden ve hastanın sağlıklı şekilde uyanıp yatağına dönmesinden sorumluyum. Bunu yaparken teknikerler, hemşireler ve cerrahlarla koordineli çalışırım. Yoğun bakımda ise hastanın tüm yaşamsal fonksiyonlarından sorumlu olan kişiyim.
12. Acil durumlara karşı nasıl bir hazırlık süreciniz var?
Ameliyathanede her an acil bir durum yaşanabilir. Bu nedenle biz her zaman hazır bekleriz; tüm ekipmanımız ameliyat masasıyla birlikte sürekli hazırdır.
13. Anestezi her hastada aynı mı uygulanır?
Hayır. Hastanın ek hastalıklarına, yaşına ve yapılacak ameliyata göre anestezi yöntemi değişir. Genel veya bölgesel anestezi uygulanabilir.
14. En çok hangi durumlarda risk artar?
İleri yaş, çok küçük yaş, eşlik eden hastalıklar (tansiyon, şeker, astım gibi) ve büyük kanamalı ameliyatlar riskin arttığı durumlardır.
15. Hastaların anesteziden korkmasıyla sık karşılaşıyor musunuz?
Evet, çoğu insan anesteziden korkar. Ama önemli olan doğru iletişim kurmak ve güven vermektir.
16. Bu korkuları azaltmak için nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz?
Her şeyden önce iyi bir iletişim kurarım. Hastaya açık, net bilgiler vermek ve yanında olduğumuzu hissettirmek korkuyu azaltır.
17. Anestezi sonrası süreçte nelere dikkat ediyorsunuz?
Anestezi sonrası sürecin takibi çoğunlukla ameliyatı yapan cerrahın sorumluluğunda olsa da, ihtiyaç halinde her zaman hastanın yanında olurum.
18. Hangi özellikler iyi bir anestezi uzmanında mutlaka olmalı?
Analitik zeka, soğukkanlılık ve el becerisi.
19. Branşınızda sık yapılan yanlış algılar nelerdir?
“Fazla narkoz verildi” diye bir şey yoktur.
20. Geriye dönseniz yine aynı alanı seçer miydiniz?
Evet. Mesleğimi severek yapıyorum. Sadece toplumda anestezinin değerinin daha çok bilinmesini isterdim. Çünkü çoğu insan ameliyatı yapacak cerrahı araştırır ama anesteziyi kimin yapacağını sormaz. Oysa ameliyat kadar uyutulmak da hayati bir süreçtir.
21. Son olarak, sizi takip edenlere veya bu röportajı okuyanlara iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?
Buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim. Yazdıklarımdan da anlamışsınızdır, anestezi basit bir branş değildir. Ameliyatın en kritik kısımlarından biridir. “Narkoz fazla geldi” gibi yanlış algılardan uzaklaşmak gerekir. Her şey dozlara göre planlanır ama hastanın durumu ve ameliyatın ağırlığı süreci değiştirebilir. Son olarak şunu söylemek isterim: Annenizden sonra sizi en güzel uyutan kişi kimdir biliyor musunuz? Biz anestezi uzmanlarıyız.




