Ayazda Çürüyen İlhamın Sessiz İsyanı
Ankara’nın ayazında içsel çöküş, ilhamsızlık ve paranoyayla boğuşurken kendi karanlığında yürüyen kırık bir ruhun isyanını anlatıyor.

0:00 / 1:17
Cinnet getiriyorum; cennetten kovuldum bu gece.
Etkisiz bir elemanının tepkisiz cinayetleri,
ruhsuz bir şairin ilhamsız şiirleri sanki.
Eşi benzeri görülmemiş katilin rahat tavırları,
nasır tutmuş kalbe merhem sürer gibi.
Paranoyak bir ruh hâlindeyim;
ıssızlaştım kalabalıkta, iyice zıvanadan çıktı şairliğim.
Nursuzlaştı iyice mendebur tipsizliğim.
Ankara’nın ayazında, Anıtkabir’in karşısında içiyorum;
ruhuma terapi uyguluyorum.
Yangın yeri sanki kalbimin kenar mahallesi.
Elimde bira şişesi, sessiz bir eylem yürüyüşü.
Şairliğinden olsa gerek, sarhoş olamıyor bu beden;
içtiğim sigaranın dumanından ibaret ilham perim.
Losyonumsu, iğrenç bir kokusu var bu şehrin;
yavaşlıyor gibi kalp atışlarımın ritmi.
Usul usul yürüyor ayaklarım, emeklercesine.
Radyoda yine Sezen çalıyor ve kalbimi senden iyi tanıyor.
Tut ki ruhum acıktı, perime küstüm… Hadi, gülümse.






