Ayrılığın Gayriresmi Dejavusu
Yarım kalmış bir sevdanın tufana dönüşen ayrılığını ve bir gülüşle yeniden dirilme arzusunu lirik bir isyanla dile getiriyor.

Ayrılıklar mı sevdaya dahildi,
yoksa ayrılıklara mı sevdalıydık?
Konuya dâhil değildik lakin
konuya ehildik.
Alışılagelmiş bir ritüel,
sıradanlaşan bir ibadet gibiydi sanki;
gönül mabedimin orta otağına
oturmuştu bu duygu.
Yaka paça,
sille tokat,
salya sümük
kovulduk bu otaktan.
Yalpaladık biraz,
yağmalandık gece boyu.
Esip gürledik
ama yağamadık hiç.
Yorgun bir gökyüzünün
soluk benizli bulutları gibiydik.
Sen de şartlı tahliye edilmiş
birkaç yağmur damlasıydın.
Nereden bilebilirdim
Nuh Tufanı etkisinde olacağını,
nereden bilebilirdim
ahmak gibi ıslanacağımı?
Bu lanet şehrin
şamar oğlanının
şair olacağını
kim, nereden bilebilirdi ki?
Elimde avucumda kalan
tek şey:
mükerrer bir bilinmezlik.
Ekinoks tarihlerinde vuku bulan
şairin müstakil paradoksu.
Bilinçaltımdan bir türlü silemediğim,
günyüzü bile göstermediğim
şu yaman ayrılığın
illegal dejavusu!
Gel,
bir gülüşünle
gasp et beni yeniden.
Gülüşündeki gizli gamzelere
göm bendeki karanlığı.
Hiç kimseler bulamasın cesedimi,
bilinmesin mezarım.
Her gülüşün
mevlüt olsun bana
ve her gülüşünde
yeniden doğayım.






