Büyüdükçe Değişen Hayaller
Hayaller zamanla değişse de, bizi biz yapan yolculuğun ta kendisidir.

0:00 / 1:37
Evet… Ben de küçükken hayalleri olan bir kız çocuğuydum. Bazıları çok parlaktı, bazıları o kadar basitti ki; bir kırmızı ayakkabı bile hayalim olabiliyordu. Zaman geçti, büyüdüm, yol aldım. O hayallerin birçoğunu gerçekleştirdim, birçoğunu değiştirdim. Bazılarına daha kötüsü denk geldi, “Keşke hiç olmasaydı” dediklerim oldu.
Ve zaman zaman, “İyi ki olmamış” dedim.
Hayatın en ilginç yanı şu sanırım; Biz yol boyunca hep bir “olmak istediğimiz kişi” resmi çizeriz kafamızda. Ama o resmin renkleri yolda bulanıklaşır, çizgileri kayar. Küçük bir kız çocuğu iken olmak istediğim kişiyle, şu an olduğum kişi arasında dağlar kadar fark var.
Ama geriye dönüp baktığımda, belki de tam da böyle olması gerektiğini görüyorum.
Belki o zaman hayal kırıklığı gibi görünen şeyler, aslında beni ben yapan taşlardı.
Çocukken her şey daha basitti. Hayaller, sınır tanımazdı. Büyüdükçe fark ettim ki, hayal kurmak cesaret istermiş. Çünkü hayalin varsa, kaybetme ihtimalin de var ve bazen hayat, sana hiç sormadan yeni bir rota çizer.
Sen de önce direnirsin, sonra kabullenirsin, en sonunda da fark edersin ki; bu yeni yol, seni daha güçlü bir yere getirmiş.
Şimdi, geriye dönüp baktığımda, o küçük kıza sarılmak istiyorum. Ona “Merak etme” demek istiyorum, “Her şey planladığın gibi olmayacak ama güzel olacak. Hem de tahmin ettiğinden daha güçlü bir şekilde…”
Çünkü hayaller, yaşlanmaz. Sadece şekil değiştirir.





