Gerçeğin Mayası Gözle Görülmez
Gerçeği gözlerimizle değil, kalbimizle baktığımızda anlayabiliriz.

0:00 / 2:06
İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir. Gerçeğin mayası gözle görülmez.
Yıllardır okuduğumuz ve okudukça daha fazla anlam bulduğumuz Küçük Prens’ten bir alıntı ile devam ediyorum bugün yazıma.
İnsan hakikati ancak yüreğiyle baktığında görebilir. Gözlerimizle gördüğümüz sadece biçimdir. Oysa kalbimizle baktığımızda özü görebiliriz. Ve bu öz empatiyle, içtenlikle anlaşılabilir. Bir şeyi gerçek kılan, gözümüzle gördüğümüz değil; onun kalbimizde bıraktığı izlerdir. Kalpten bakınca anlamı görebiliriz.
Bu nedenledir ki hisseden gözlerle bakmalı dünyaya. Ve bazen hissederek görebilmemiz için içsel duruluğa ihtiyacımız vardır. Bu duruluk bizi her zaman gerçeğe götürecektir. Şimdi ya da sonra… Eninde sonunda…
Bazı gerçekler ne aynalara yansır, ne cümlelerde çözülür. Yüreğimizin kıyısına sessizce oturur onlar… Bir bakış yetmez anlamaya, bir sızı gerekir. İşte o zaman anlarsın; gerçeğin dili gözle değil, yürekle okunur.
Bir gün şayet gerçeği göremediğini hissedersen, dön içine… Yüreğinden gelen gerçek en doğru gerçektir. Hisler her zaman doğruyu yansıtır.
Dil saklar gerçekleri… Gözler üstünü kapatabilir. Kulaklar inanmak isterler. Ama kalp asla yalan söylemez.
Hani bazen bir şeye şans vermek isteriz. Yüreğimiz bas bas bağırıyordur bu şansın hiçbir işe yaramayacağını ama göz görmek istemez. O şans verilir. Ta ki gerçeğin mayasını görene kadar. Tabii geride kırık dökük, incinmiş bir ruh kalır.
Kalbinizi açık tutun. Hayatla ilgili en güzel tüyoları size verecek olan odur.
Sevgilerle…






