Güvenin Oyuncağı
Bu metin, günümüzde “güven” kavramının çoğunlukla sözde kaldığını, gerçek güvenin içsel sınavlarla ortaya çıktığını ve dışa gösterilen güvenin çoğu zaman bir maske veya manipülasyon aracı hâline geldiğini anlatıyor.

Günümüzde “güven” denildiğinde çoğu zaman sözden fazlası yok.
Konuşanlar, tavsiye verenler, öğretenler…
Kendi güvenlerini ölçmeden başkalarına güven dersleri verir.
Sanki güven, bir fikir oyuncağıymış gibi sallanır ortalıkta.
Güvenin adı geçince herkes kendini doğru ve sağlam sanır.
Oysa sözde güven, çoğu zaman bir maske, bir görüntü.
Gerçek güven, insanın kendi içinde sınandığı yerde başlar.
Dışa gösterilen güven ise, çoğu zaman izleyiciye bir oyun sunar.
Bugün toplumsal ve dijital ilişkilerde güven, bir pazarlık unsuru hâline geldi.
Her söz, her paylaşım, herkesin güvenini ölçüyor gibi görünür.
Ama aslında kimse kendini güvenle sınamıyor; yalnızca başkalarının gözündeki algısını yönetiyor.
Sözde güven anlatanlar çoğu zaman kendi içlerinde güvensizdir.
Bağ kurmadan, sorumluluk taşımadan konuşurlar.
Ve bu durum, güven kavramını erozyona uğratır.
Herkes güvenden bahseder; ama kimse güvende değildir.
Güven artık bir araçtır, bir oyun.
Ve oyun oynayanlar, en çok kendilerini aldatır.





