Kalbimizi Yaralı Koyup Gidenler
Yarım bırakılan bir kalp, sadece bir ayrılık değil; güvenin ve umudun yıkımıdır, bu yüzden ilişkilerde sözlerin ve eylemlerin ağırlığını bilmek gerekir.

Bazı gidişler vardır, yalnızca bir mesafe koymak değildir. Bir şehrin ışıklarının ansızın sönmesi, bir evin çatısının sessizce çökmesidir. En çok da bir kadının, kendisine uzatılan ellere tüm kalbiyle inanmışken, o ellerin bir anda geri çekilmesiyle ruhun o derin boşluğa savruluşudur. Bir kalbi yarı yolda bırakmak, sadece bir terk ediş değil; o kalbin tüm dayanaklarını yerle bir etmektir.
*Umut, En Keskin Bıçaktır*
Her şey güzel sözlerle başladı. Öyle vaatler verildi ki, kadın o sözlerin gölgesinde huzur bulacağını sandı. "Asla gitmem" diyenler, "Seni her halinle sararım" diye yemin edenler... Oysa kurulan o devasa şatoların temeli kumdanmış. Verilen ama tutulmayan her söz, bir kadının yüreğine atılan derin bir çentik gibidir. Umut vaat etmek, aslında bir insanın hayallerine borçlanmaktır. Ve o borç ödenmediğinde, geriye yalnızca kanayan bir güven duygusu kalır.
İnsan bağıra çağıra gidenlere değil, sessizce kapıyı çekip çıkanlara şaşırır en çok. Oysa fırtınadan önce hep bir sessizlik çöker. Bir kadın için en ağır yük; nedenini bilmediği, cevabını bulamadığı o boşluktur. Bir kalbi hem yaralı hem de yarım bırakıp gitmek, bir insanın dünyasından çekilmek değil; o dünyayı başına yıkıp öylece izlemektir.
Sen işte tam da bunu yaptın. Kadın iyileşmeye, yeniden çiçek açmaya başlamışken gitmekle sadece veda etmedin; onun bütün güven limanlarını yıktın.
Başını Yastığa Rahat Koymak İsteyenlere...
Sizler, değerli okuyucular; kimsenin kalbini yaralı ya da yarım bırakmayın. Birinin umudunu elinden alıp gitmek sıradan bir ayrılık değildir. Bu bir ahtır, karmadır ve en ağır veballerden biridir.
Başınızı yastığa rahat koymak, huzurla uyumak istiyorsanız; yaralı ve yarım bırakılmış kalplerden yükselecek bir feryadın gölgesinde kalmaktan sakının. Unutmayın ki bir kalbi kırmak kolaydır ama o enkazın altında kalan ahın vebali, ömür boyu peşinizi bırakmaz.
Bugün birinin hayatında yarım bırakılmış bir hikâye varsa, bilin ki onu tamamlayacak olan yine sizsiniz. Affetmek de affetmemek de ellerinizde. Ama unutmayın; her başlangıç aslında bir yarım kalmışlığı onarma cesaretidir. O cesareti gösterin ki, ne siz ne de karşınızdaki yarım kalmasın.
Sevgilerimle,
Işığım ışığın olsun.





