Şiirhane

Ne Oldu Bu Köye?

İnsanları göçtüğü için ruhunu kaybetmiş bir köyün, aslında mekânın değil insanın eksilmesiyle nasıl “öldüğünü” sorgulayan bir ağıt.
Ne Oldu Bu Köye?

Ne oldu bu köye?
Neden dumanlar tütmüyor artık bacalarında?
Neden kapılar sessiz, pencereler hüzünlü?
Neden evler küsmüş gibi bakıyor bana?
Neden sokaklarında yankılanmıyor çocuk sesleri?
Neden minarelerinde ezan sesi yükselmiyor semaya?
Ne oldu bu köye?
Bir zamanlar sabahları horoz sesiyle uyanırdı bu topraklar…
Tandırlarda ekmek pişer,
Ocaklarda çay kaynar,
Bacalarından yükselen duman
Göğe bir dua gibi süzülürdü.
Şimdi…
Yapayalnız.
Bir kuş bile konmuyor damlarına.
Ötmüyor kuşlar ağacın dallarında.
Bir serçe bile su içmiyor çeşmesinden.
Melemiyor kuzular,
Koşmuyor taylar,
Ötmüyor bülbüller bağında.
Kokusu gelmiyor artık
Samanın, buğdayın, toprağın, ekmeğin…
Ne tezek kokuyor sokakları,
Ne tandırın isi siniyor avlulara.
Ne sabah telaşı var,
Ne akşam sohbeti…
Ne kapı önlerinde oturan ihtiyarlar,
Ne evlere giden komşular,
Ne oyun oynayan çocuklar…
Ne oldu bu köye?
Yollar susmuş, yas tutmuş gibi…
Taşları bile kederli.
Duvarları yıkık değil belki,
Ama ruhu göç etmiş sanki.
Hatıralar hâlâ dolaşıyor dar sokaklarında;
Bir annenin sesi,
Bir çocuğun kahkahası,
Bir kuşun ötüşü,
Bir kedinin miyavlaması,
Bir çobanın uzaktan gelen türküsü…
Hepsi rüzgâra karışmış.
Minaresi dimdik ayakta,
Ama ezan sesi yankılanmıyor eskisi gibi.
Çeşmesi duruyor yerinde,
Ama avuç açan kalmamış.
Tarlaları uzanıyor ufka,
Ama orak vuran eller yok.
Ne garip…
Bazen bir köy ölmez;
İnsanları gidince yetim kalır sadece.
Evler çökmez,
Ama içindeki hayat çekilince
Birer sessiz mezara döner.
Şimdi ben,
Bu sokaklarda yürürken
Ayak seslerim bile yabancı geliyor bana.
Her taşta bir hatıra,
Her kapıda bir özlem,
Her rüzgârda bir iç çekiş var.
Ve içimden sadece şu soru geçiyor:
Ne oldu bu köye?
Yoksa köy yerinde duruyor da
Biz mi kaybettik içindeki hayatı?..

İlginizi Çekebilir

Yorumlar

0/5000

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!