Beyanlar

Varoluşun En Mürekkeplisi

Kaleme tutunarak, hislerini yazıya dönüştürüp kendini keşfeden ve kelimelerle varoluşunu anlamlandıran bir ruhun içsel yolculuğu.
Varoluşun En Mürekkeplisi
0:00 / 2:56
Kaleme tutuldum, hislerimi harflerden kelimelere, kelimelerden cümlelere o kalemden nasıl döküldüğüne şahit oldum. Her koşulda yanımda duran kalemim benim en kıymetlim, bana arkadaş olan o daktilom benim en değerlim ve hep öyle kalacak. Sözün anlam kazandığı, hislerimin o narin kağıtta vücut bulduğu bu dünyada artık dikili bir sürü his ağacım var. Kaleme tutundum. Bu cümle bile bir teslimiyet barındırıyor içinde. Başkaları birine tutulur, ben harflere. Kağıda düşen her kelimeyle biraz daha kendime yaklaştım. İçimde yıllarca kabaran ama susturulan ne varsa, kalemin ucu değince dile geldi. Anlattım… Kimi zaman kırgınlıklarımı, kimi zaman içime sinmeyen bir tebessümün ardındaki çığlığı ve bazen sadece sustum, ama suskunluğum bile satırlara bir anlam bıraktı. Kalemim, elimdeki en sadık yoldaş. Mürekkebi azaldığında bile beni yarı yolda bırakmayan tek şey belki de. O yüzden kalemden çok daha fazlası benim için. Bir nefes gibi, bir sığınak gibi… Kelimelere yüklediğim her his, aslında bana tutunan parçalarım. Biriktikçe değil, yazdıkça hafifliyorum. Her cümlede biraz daha bırakıyorum yüklerimi. Belki de bu yüzden en çok kağıtlarla konuşuyorum. Cevap veremeyen, yargılamayan ama beni daima anlayan dostlarla. Daktilom… Her tuş sesinde yankılanan bir içsel ritim. Kendimle kurduğum en dürüst bağın sesi. Tıpkı kalp atışı gibi düzenli, tıpkı gözyaşı gibi içli. Onun başında geçen saatlerde zaman kavramını unutuyorum. O anlarda ben sadece bir anlatıcı değilim; ben, kendi hikâyemin dinleyicisiyim aynı zamanda ve her hikaye, bir kırıntıyı daha tamamlıyor içimde. Dikili his ağaçları dedim ya… Onlar birer yazı aslında. Dallarında çocukluk hayallerim, yapraklarında yaşadığım ayrılıklar, köklerinde unutmamaya çalıştığım benliğim. Bazı ağaçlar kurudu zamanla, çünkü bazı anılar artık sulanmayı hak etmiyor. Ama bazıları hala yeşeriyor. Çünkü her yeni kelime, içimde filizlenen bir yeniden başlama umudu. Yazmak, bazen en kırılgan halinle soyunmak bu dünyaya. Ama aynı zamanda varoluşunun da en net kanıtı. Sustum sandıklarında bile bir cümleyle haykırabilmenin gücü. Çünkü bir kelime bazen bir hayat kurtarır, bazen bir hayatı baştan yazdırır. Ben kendimi yazdım, sonra yeniden okudum. Ve gördüm ki, kelimelerden kurulmuş bir benliğim var. Belki de bu yüzden varoluşumun en mürekkepli haliyim.

İlginizi Çekebilir

Yorumlar

0/5000

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!