Tozlu Raflar

Yahya Kemal Beyatlı - Sessiz Gemi Şiirinin Hikayesi

Yahya Kemal’in “Sessiz Gemi”si, Celile Hanım’a duyduğu pişmanlıkla harmanlanmış, hem bir aşkın hem de yitip giden değerlerin ardından yazılmış asil bir veda ağıtıdır.
Yahya Kemal Beyatlı - Sessiz Gemi Şiirinin Hikayesi
Yahya Kemal'in notları arasında bulunmuş, kimi zaman Celile Hanım'a kimi zaman da genel olarak ölüme ithaf edilen, eski İstanbul Türkçesinin ağırlığını taşıyan, hüzünlü bir manzumeye ait kopyadır. Üstat Yahya Kemal... Şiiri musikiye yaklaştıran büyük şair. Onun hayatında iz bırakmış, bir nevi büyük bir trajediye dönüşmüş bir aşk vardır: Celile Hanım. (Evet, Nâzım Hikmet'in de annesi olan o muhteşem ressam Celile Hanım.) Yahya Kemal ve Celile Hanım arasındaki aşk, İstanbul'un eski konaklarında, rüya gibi günlerde yaşanmıştır. Ancak kader, bu aşkın kavuşmasına izin vermemiş, ilişkileri çalkantılı bir ayrılıkla son bulmuştur. Yıllar geçer... Yahya Kemal yaşlanmıştır. Gözleri eskisi gibi görmez, ruhu yorgundur. Celile Hanım ise bir dönem, oğlu Nâzım Hikmet'in hapisten çıkması için Galata Köprüsü üzerinde bir haysiyet mücadelesi verir; açlık grevi yapar. Rivayet edilir ki; Üstat, bir gün köprüden geçerken eski aşkı Celile Hanım'ı görür. O, davası uğruna perişan bir halde, eski ihtişamından eser kalmamıştır. Yahya Kemal, ne yapacağını bilemez, belki utancından, belki acısından, belki de gençliğin o hovarda aşkının hatırasını zedelemek istemediğinden, gözlerini çevirir ve sessizce yanından geçip gider. Bir selam dahi vermez. Bu an, Yahya Kemal’in ruhunda derin bir iz bırakır. Pişmanlık, geçmişin ağırlığı ve ölümün kaçınılmazlığı... İşte bu duyguların yoğunlaşmasıyla kaleme alınır "Sessiz Gemi". "Artık demir almak günü gelmişse zamandan, / Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan." Şiir, gidenlerin geri dönmediği o son yolculuğu, yani ölümü anlatır. Ama bu ölüm, aynı zamanda kaybedilmiş aşkların, alınamayan selamların ve dile getirilemeyen vedaların da bir ağıdı gibidir. Ne Dante'ye ne de şaire yetmiş sene yaşatırlar bu kin ve asalak devirde. Ama Yahya Kemal'in o sessizliği, bugünün gürültü patırtı ve yalan dolan dünyasında, bir asil vedanın ve pişmanlığın en büyük dersi olarak o tozlu raflarda durmaya devam eder. O gemi, sadece ölümü değil; yitip giden tüm değerleri de alıp götürmüştür.

İlginizi Çekebilir

Yorumlar

0/5000

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!