Evlilik Aşkı Öldürür Mü?
Bu metin, aşkın ve sevginin evlilikle veya zamanla tükenmediğini, gerçek sevginin gösterilmesi ve yaşatılması gerektiğini vurgulayan, toplumsal gözlemlerle harmanlanmış kişisel bir manifesto niteliğinde.

(İlk kitabım Kişisel Gülüşüm adlı eserimden bir yazı)
Yıllarca herkes tarafından duyduğumuz en büyük yalan belki de bu: Aşk evlenince biter. Aşk ne evlenince biter, ne alışınca ne de başka bir şekilde. Sorun, evlendikten sonra değişmekte; karşımızdaki de değişir. Yanlış sevgi anlayışları yüzünden bu değişim yaşanır.
Aşk, bence bir annenin çocuğuna duyduğu sevgi gibidir. Aşk, belki de anneye duyulan sevgidir.Hiçbir zaman anneni sevmekten vazgeçmemişken, eşinden nasıl vazgeçebilirsin ki? Belki de bu yüzden, bu yaşıma kadar evlenmedim.
Ben sevmeyi seviyorum. Sevdiğimi göstermeyi seviyorum. Çünkü ben seviyorum ve bana göre sevgim bitecek, değişecek bir şey değil. Ne kadar tecrübeliyim bu konuda derseniz, evet, hiç evlenmedim ama sevgiyi biliyorum.
Bilmem bilir misiniz ama Leo Buscaglia adında bir akademisyen yazar var. Sevgi bilimiyle uğraşır. O kadar doğru cümlelerinden bir tane örnek vereyim: "Sevginin içinde büyüyen sevmeyi bilir."
Peki, siz ne kadar bu durumla büyüdünüz? Ne kadar sevgi gördünüz? Ne kadar sevildiğiniz size gösterildi? Eski kafalar diyor ki, büyüklerin yanında çocuk sevilmez. Kim çıkardı bu kuralları? Hangi ahmak? Bu dünyaya ben gelmeyi istemedim.Sen 5 dakikalık zevkin için beni yaptın. Kendin karar verip yaptığın çocuğa, kendi kararını verip yok sayamazsın.
Çok mu zor şey sevmek? Sevginin nelere iyi geldiğini, nasıl iyi hissettirdiğini bilmiyor musunuz? Öz güvensiz çocuklar sizin eseriniz. Kadına saygısı olmayan, değer vermeyen gerizekalılar sizin eseriniz. Bu toplum sizin eseriniz.
Çok ileri gitmeden, çok kısa bir nasihat: Sevin. Sevdiğinizi gösterin. Bu dünyanın en kıymetli şeyinin sevgi olduğunu görün. Birisini seviyorsanız, ona sevginizi göstermekten çekinmeyin.
Sevin ulan, sevin. Hissettirin.
Çok mu zor?






