Kendine Tutunmak
Bu metin, insanın en büyük gücünün kendisiyle kurduğu bağda olduğunu, özünü kaybetmeden kendi değerleriyle ayakta durmanın önemini ve başkalarının onayına bağımlı olma

Her gün bir gündür; bazen bir gün her güne bedel olur. İnsan, zamanın içinde savrulurken çoğu şeyi kaybedebilir ama en tehlikelisi kendisiyle olan bağını kaybetmesidir. Oysa insanın hayatta kalma gücü, en çok özüne tutunabildiği ölçüde artar.
İnsan bir tutam güle benzer. Kimi zaman vazoluk olur, solup gider; kimi zaman bir gül bahçesinin vazgeçilmez, nadide parçasına dönüşür ve etrafına hayat saçar. Bu hâller, insanın kendisiyle kurduğu ilişkinin bir yansımasıdır. Kendiyle barışık olan insan, başkasına da fayda verir; kendinden uzaklaşan ise farkında olmadan hem kendine hem çevresine zarar verir.
Başkalarının gözüne girme çabası, çoğu zaman insanı kendinden eder. Onaylanma isteği, insanı sensizlik dehlizlerine sürükler ve gün yüzü görmesini engeller. İnsan, ışığı dışarıda aradıkça içindeki aydınlığı karartır. Oysa asıl ihtiyaç, başkalarının bakışı değil, insanın kendine bakabilmesidir.
Hayat bir var olma manzumesidir ve her insan bu manzumenin anlamlı bir dizesidir. Bir kişi eksildiğinde, bütün satırlar nakıs kalır. Çünkü insan yalnızca bir parça değil, aynı zamanda bütünü tamamlayan asli unsurdur.
Bu sebeple insan kendini öncelemeli; onu yok eden, zayıflatan bütün dış duvarları yıkmalıdır. Yıkmalıdır ki kendi duvarı, kendi istinat noktası olsun. İnsan, başkalarının inşa ettiği sınırlar içinde değil, kendi değerleriyle ayakta durabildiğinde güçlüdür.
Unutmamak gerekir: İnsan varsa gül anlam bulur; insan yoksa gül, yalnızca bir yapraktan ibarettir.





