Beyanlar

Maruzatın mı var, maruz kaldıkların mı?

“Maruz” ve “Maruzat” kavramlarını açıklayarak insanların yaşadıkları olumsuzluklara karşı susmak yerine seslerini duyurmaları gerektiğini vurguluyor.
Maruzatın mı var, maruz kaldıkların mı?
0:00 / 5:39
Evrende hiçbir olayın tesadüfen oluşmadığı gibi hiçbir kelimenin de doğuşunun bir tesadüf olmadığını biliyor muydunuz? Kelimelerin nasıl oluştuğunu ve anlamlarını hiç merak ettiniz mi? Türkçe’de sözcükler hecelerden,heceler ise harflerden meydana gelir.Bir sözcük oluştuktan sonra diğer sözcüklerle birleşerek sözcük öbeklerini ve cümleleri meydana getirir. Sözcüğün anlamı ise onun dil içinde kullanımını ifade eder.Sözcüklerin içinde bulunduğu bağlama ve onun üretildiği diğer art alana bağlı olarak oluşmaktadır. Ayrıca kelimeler anlam olarak birbirlerini tamamlayarak meydana gelir.Yani hiçbir kelimenin türetilmesi boşuna değildir.Geniş çerçevede baktığımızda hepsinin bir amacı ve bütünleştirici bir yapısı vardır. TDK üzerinden bakıldığı zaman güncel sözlük açısından şu an kullanılan 616.767 kelime arasından bu yazımda ele alacağım kelimeler “maruz” ve “maruzat”kelimeleri olacaktır. Bu iki kelime günlük hayatımızda sıklıkla kullandığımız bazen de karıştırdığımız oysaki anlam olarak apayrı olan sözcüklerdir. Maruz,bir olayın ya da durumun etkisinde ya da karşısında bulunmak,yoluna çıkan,sunulan,takdim edilen şey anlamına gelmektedir. Maruz kalmak,bir durumla karşı karşıya olmaktır. Maruzat ise bir makama ya da kişiye sunulan dilekler ya da bilgiler demektir. Baktığımızda oldukça farklı bu iki sözcük epey bizi zorlamaktadır. Bu zorlamayı ve anlam karışıklığını gidermek için sözcüklerin yapısını irdeleyip bir mantık çerçevesine oturtabiliriz. Örneğin haksız bir durum yaşadığımızda ya da istemediğimiz olaylarla hayatımızı devam ettirdiğimizde irademiz dışında olumsuzluklara mahkum oluruz.Bu durum devam ettikçe kendimizi savunacak bir kişi veya kurum ararız. İşte herhangi bir şey yaşamadan sonuç ortaya çıkmayacağına göre maruz kalmadan da maruzat oluşmaz. Bu yüzden maruzluk maruzat durumundan önce yaşanmaktadır. Peki hayatımızda nelere maruz kalıyoruz? En çok bizi yıpratan maruzluklar nelerdir? Birkaç örnekle hayattaki maruzlukları açıklayalım. Maruz kalmak kavramı oldukça geniş bir alanı kapsar.Sosyal medyaya maruz kalmak,çevreye ve insanlara maruz kalmak,psikolojik maruzluk,reklamcılık sektöründeki maruziyet,iş yerinde,okulda,apartmanda,evde yaşadığımız maruzluklar bunların başlıcalarıdır. Hayatımız ve yaşadığımız ortamlar türlü türlü insanlarla çevrili olduğu için onların yaymış olduğu olumsuz enerjinin bir sonucu olarak “maruz kalmak”kavramı hayatımıza giriş yapar. Yaşam boyunca yakamızı bırakmayacak olan bu kavram insanın olduğu her yerde çeşitli şekillerde nefes almaya devam edecektir. Örneğin psikolojik şiddet maruzluğu aşağılama,küçümseme,tehdit etme,kıskançlık, duygusal istismar davranışları şeklinde hayatımıza girer. Psikolojik şiddete maruz kalmak olayların sonradan farkına vardırır ve daha çok canımızı acıtır. Haksızlığa maruz kalmak durumu ise kişinin yaşadığı olaya bedeninin birtakım sinyaller göndermesiyle ortaya çıkar.Nefes alamama,kalp çarpıntısı,mide ağrısı şeklinde görülür. Haksızlığa maruz kalanlar genellikle fedakarlık yapan,başkasının hakkını gözeten,kendinden ödün veren kişilerin yaşadığı bir durumdur. Sosyal medya,reklamcılık gibi organlardaki maruzluk ise zorba davranışlar,mecbur bırakılma gibi olaylarla ortaya çıkar. İnsanlar bu mecraları kullanmadıkça kendilerini hayattan soyutlanmış gibi hisseder. Sizin bunların arasında en çok zorlandığınız maruzluk nedir? Bir türlü baş edemediğiniz korkunç maruzluk hangisidir? Benim yaşadığım en büyük maruzluk istemediğim insanlarla aynı ortamda bulunmak ve istemediğim bir yerde yaşamaktır. Bu iki durum hayatıma asla müdahale edemediğim bana vurulmuş bir zincir, ayaklarımda ağırlığını her gün hissettiğim prangalarımdır. Bana düşen en büyük görev ise bu imkansızlıkları kabullenip verdiği acıyı en az hissetmektir. Bunun yanında maruzluklarım olunca haliyle maruziyetlerimde oluşmaktadır. Günümüzde en büyük problemlerden biri de kişilerin yaşadığı bu maruzluklar karşısında susması ve içinde hapsetmesidir. Ben,olaylar karşısında yaşadığım durumu beni en iyi anlayanlarla paylaşarak “bir maruzatım var” diyerek haykırıyorum. Sizlerden beklediğim de hayatınızda maruzluklarınızın önüne geçip maruzatlarınızı korkmadan tüm insanlığa ulaştırmanızdır.Ancak bu şekilde imkansızlıklarınızı mümküne çevirebilirsiniz. Unutmayın elbet bir yerlerde sesiniz yükselecek ve yankılanacaktır.

İlginizi Çekebilir

Yorumlar

0/5000

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!