Pişmanlık Üzerine
Pişmanlığın çoğu zaman söylenmeyen sözlerden ve yaşanmayan duygulardan doğduğunu vurgulayan metin, insanın içinden geldiği gibi ama zarafetle konuşup hissetmesinin hayatı hafiflettiğini anlatır.

0:00 / 2:53
İnsan, çoğu zaman yaptıklarından değil, yapmadıklarından pişman olur. Söyleyemediği bir kelimenin hayaleti bütün korkunçluğuyla yıllarca dolanır yüreğinde. Zamanında söylenmemiş kelimeler, içte yırtıcı bir çığlığa dönüşür. Bazen “keşke” dememek için, bir “evet” ya da “hayır” demek gerekir sadece.
İçinden geldiği gibi yaşa, çünkü bir daha bu an olmayacak, der Albert Camus. Kendini geri çekme.
Duygularını susturma. Birini seviyorsan söyle, çünkü sevgi söylenmeyince solar; özlüyorsan söyle, çünkü özlem içinde biriktiğinde taş gibi ağırlaşır yüreğin.
İstemiyorsan da söyle, çünkü dürüstlük bazen en zarif vedadır. Unutma, her şeyin bir zamanı var; ama hiçbir şey sonsuzluğa mahkûm değil. Ve gün gelir, insan konuşamadığı şeylerin ağırlığıyla ezilir, diyor ya Nietzsche, onu iyi hepslamak lazım.
İnsan, duygularını bastırarak olgunlaşmaz; yüreğinin sesini dinlemeyi öğrenerek büyür. İçinde taşıdığın o cümleyi saklama; belki muhatabını iyileştirecek tek şey, senin söyleyeceğin bir sözdür. Bir sevgi sözü, bir teşekkür, bir affediş... Küçük görünür ama yankısı yıllarca sürer. Sevdiğim şair Pablo Neruda, bir kelime bazen bir hayatı değiştirir, der. Kelimeleri kendimize yük etmemeliyiz. Çünkü insanı en çok içinde taşıdığı kelimeler yorar.
Gönüller kırmadan da yaşanır hayat. Dürüstlükle, şefkatle, incelikle… Zamanla anlarsın: Birini kırmak, kendini eksiltmektir. Birini anlamaksa, kendine değer katmak. Bir gün dönüp baktığında; yapmadığın yolculuklar, gönderemediğin mesajlar,
söyleyemediğin duygular... Hepsi birikir, sessiz bir pişmanlık olur içinde. O yüzden korkma. Söyle. Hisset. Dokun. Yaşamak, bir şey söylemektir, der Octavio Paz. Söyle!
Elbette içinden geldiği gibi yaşa ama zarafetle. Duygularını şal kıyılardan ama kimseyi incitmeden.
Bırak kelimelerin su gibi aksın dudaklarından; çünkü suskunluk da bir tür kayboluştur bazen.
Hayat kısa, gönül kırılgan, zaman acımasız… Terazi hassasiyetiyle yaşamak lazım, vesselam!






