Muallim İsmail Hakkı Bey - "Fikrimin İnce Gülü" Şarkısının Hikayesi
Yarım kalmış bir aşkın küllerinden doğan, gururun susturduğu ama kalbin dindiremediği bir sevdanın şarkısıdır Fikrimin İnce Gülü.

Osmanlı’nın son döneminde, İstanbul’un taş sokaklarında doğdu bu şarkı. Sözlerini yazan şair, sevdiği kadını kaybetmişti; kaybetmek derken, ölüm değil… hayattaydı, ama artık “başkasının”dı.
İkisi de birbirine delicesine aşıktı, fakat gurur ağır bastı.
Kadın evlendi, adam sustu ve bir gün, Boğaz kıyısında yürürken o cümle geldi diline:
“Fikrimin ince gülü, kalbimin şen bülbülü…”
Bu sözlerle başlayan şarkı, yıllar içinde sayısız kez söylendi, her kuşak bir başka tonda hissetti.
Ama kimse bilmedi ki, bu şarkının içinde bir yarım kalmış aşkın küllerinden doğan dua yatıyordu.
Adam hiçbir zaman adını anmadı o kadının; çünkü bazı sevgiler söylenmez, sadece yaşanır ve sonra bir şarkı olur.
Fikrimin ince gülü
Kalbimin şen bülbülü
Fikrimin ince gülü
Kalbimin şen bülbülü
O gün ki gördüm seni
Yaktın ah yaktın beni
O gün ki gördüm seni
Yaktın ah yaktın beni
Gördüğüm günden beri
Olmuşum inan deli
Gördüğüm günden beri
Olmuşum inan deli
O gün ki gördüm seni
Yaktın ah yaktın beni
O gün ki gördüm seni
Yaktın ah yaktın beni
Ateşli dudakların
Gamzeli yanakların
Ateşli dudakların
Gamzeli yanakların
O gün ki gördüm seni
Yaktın ah yaktın beni
O gün ki gördüm seni
Yaktın ah yaktın beni






