Sağanak
Sevilen birinin gülüşünün, insanın iç dünyasından başlayıp memleketlere, coğrafyalara ve hatta tüm insanlığa umut, barış ve aşk yayan dönüştürücü bir mucizeye dönüşmesi anlatılıyor.

o gülünce
bütün sular
okyanus
bütün çiçekler
papatya
bütün renkler
mavi
bütün şehirler
İstanbul oluyor
yeter ki o bir gülsün
kelebeklerin ömrü uzuyor
her yerde bahar havası esiyor
en sert kayalarda
kıraç topraklarda çiçekler açıyor
başaklar filiz veriyor
bülbül de gülüne kavuşuyor
onun gülüşü
şairlere
ilham kaynağı oluyor
ressamlar
onun gülüşünü çiziyor
bütün güzel şarkılar
onun gülüşünden bahsediyor
o gülünce
hasret
keder
ayrılık adına
ne kadar yürek burkucu kavram varsa anlamını yitiriyor
onun gülüşü
Karadeniz’in hırçın dalgalarını
Ege’nin sakin sularını
Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan
cennet vatanı anlatıyor
o gülünce
açlık
yoksulluk
sefalet kasveti
insanların üzerinden kalkıyor
Çukurova’nın eli nasır tutmuş emekçileri
pamuk gibi hafifliyor
onun gülüşüyle
kan davası bitiyor
töre cinayetleri tarihe karışıyor.
çocuk gelin kurbanı kızlarımız bez bebekleriyle oynuyor
o gülünce
memleketin üzerinden karabasan kalkıyor
huzursuzluk balon olup uçuyor
o bir gülsün
bütün bu tabiat rengârenk gökkuşağı oluyor
o gülünce bütün Ortadoğu’ya barış geliyor
onun gülüşü siyanüre direnen Bergama halkını hatırlatıyor
onun gülüşüyle Afrika’nın bütün aç çocuklarının karnı doyuyor
onun gülüşü hiç bilmediğim bir coğrafyada
hiç bilmediğim bir insanın derdine derman oluyor
onun gülüşünün değdiği her yerde umut yeşeriyor
o bir gülüyor
benim yüreğime sağanak hâlinde aşk yağıyor
çünkü ben
o gülünce
bambaşka bir adam oluyorum
seksen gün ne ki seksen saniyede dünyayı dolaşıyorum
sonra dönüyorum geriye
bir aile sıcaklığında
bir dost elinin dokunuşunda
kendimi buluyorum
ve ben
onun gülüşüyle durduruyorum zamanı
haydi diyorum
toparlanın gidiyoruz
gözümüzün alabildiği her yer
ayak bastığımız her karış toprak
harikalar diyarı





