Şiir üzerine
Bu şiir, doğrudan söylemek yerine duyumsananı samimi ve anlaşılır bir dille aktararak okuyucunun kendi duygusunu bulmasını sağlayan bir yaşam biçimidir.

Köprüden Emanetçi Nuri Efendiye verip
Bir servi sandık yollasa bana memleketim İstanbul
Bir gelin sandığı
Çınnn diye çıngırağını çınlatıp kapağını açsam
“İki top şile bezi
İki çift bürümcük gömlek
Kılaptan işlemeli mermerşahi mendiller
Edirne sabunları
Tülbent torbada lavanta çiçeği
Ve SEN çıksan içinden
Yatağımın kenarına oturtsam seni
Kurt postumu ayaklarının altına yaysam
Ve karşında el pençe divan durup
Boyun büküp
Valih ü hayran yüzüne baksam
Vay anam vay,ne kadar güzelsin
Gülüşünde İstanbul’un ab u havası
İstanbul’un lezzeti bakışında
A benim sultanım efendim,izin versen
Ve cüret edebilse Nazım Hikmet kulun
Koklayıp öpmüş gibi olacak yanağını İstanbul’un
Fakat sakın
‘Gel yanıma’ deme bana
Elin elime değse
Şakkadak düşer betona
Ölürüm gibime geliyor.
Ne tuhaf şeyler yazıyorum sana
“Seni seviyorum”diye düpedüz telgraf çekmek varken.
Nazım Hikmet
Nazım Usta’nın bu şiirindeki son dizelerde saklı bence şiirin tanımı. Yani düpedüz seni seviyorum demekle tuhaf şeyler yazmak arasında. Tüm anlatılanlar ve yazılanlar doğrudanın ötesine geçmeli ama asla kavram kargaşası yaratmamalıdır.
Şiir bir yaşam biçimi aslında. Yani nasıl görüyor ve duyuyorsan öyle yazıyorsun biraz da. Bir şiiri yazıp sonra günlerce bir kelime ya da bir dize üzerinde çalışmak doğallığın dışına çıkıp yapay bir göl oluşturmaya benziyor. Yüreğinizden damlayanlar bir göl olmuşsa bentlerle çevirmeye ne gerek vardır anlamak zor geliyor bana.
Yazdığınız bir şiirden herkes ayrı anlamlar çıkarmamalı, ayrı duygular yaşamalı. Anlamı tek duyumsattıkları çok bir olgu olmalı şiir. Herkes farklı bir anlam bulsun diye kelimelere olmadık anlamlar yüklemek kavram kargaşasıdır ve şiir olamaz.
Bir insan duyumsamadığı şeyleri yazabilir mi? Elbette hayır. Sen duyacaksın ki okuyucu da duysun. Yoksa okuyucunun beynini yorar, yüreğini daraltırsın.
Duyumsamak, duyumsadıklarını Türkçenin zenginliğinde yoğurmak ve okura örneğin sevdamı, örneğin kavgamı anlattım bak bakalım sen kendinden neler bulacaksın demektir şiir. Okur bir şeyler bulduğu anda siz de şiiri bulmuşsunuz demektir.
Fatin Murat SEFERBEYOĞLU






