Beyanlar

Pautus “Non dole!”

Doğruları bilmenin yetmediğini; gerçek erdemin, korkuya rağmen doğruyu yaşamak cesaretinde saklı olduğunu anlatıyor.
Pautus “Non dole!”
0:00 / 3:46

Yine doğruların herkesçe bilindiği ama neredeyse kimse tarafından uygulanmadığı bir günden herkese merhaba.

Düşünüyordum az önce, neyi, ne kadar yazmalı insan? Hangi doğruyu dile getirmeli, hangisini içinde saklamalı? Derken bir ankete denk geldim. Ankette bir doğru, bir de yanlış davranış örneği vardı. Herkes tahmin edersiniz ki doğru davranışı işaretlemiş. Ama ben duramadım, sorguladım. Madem herkes doğruyu biliyor, peki bu kadar yanlış kimin eseri?

Haydi bakalım, düştük yine düşüncenin karanlık kuyusuna. Ve o an aklıma "Pautus, non dole." geldi. Erdemli olmanın aslında en güzel örneklerinden biri olan bu hikâyeyi sizlerin de bilmesi gerektiğini düşündüm.

Tabii önce biraz erdemli olmayı açmak gerekiyor sanırım. Erdemli olmak; doğruyu söylemek değil, doğruyu yaşamaktır. Canının yanmasına rağmen doğru olanı yapabilmektir.

Bizim toplumumuzda ise durum pek böyle değil. Erdemli olmanın canı cehenneme. Önemli olan, "Ben ne kadar güvendeyim?" hissi. Doğru olan değil, rahat olan tercih ediliyor artık. Vicdanın yerine konfor pusula olmuş. Toplum olarak yavaş yavaş erdemi susturuyor, onun yerine menfaati konuşturuyoruz.

Şimdi biraz Pautus'tan bahsetmek istiyorum. Pautus, Eski Roma'nın aristokratlarından biridir. Dönemin imparatorunu tahttan indirmek üzere bir darbe planlamış, fakat başarısız olmuş ve yakalanarak idama mahkûm edilmiştir. O dönemde bir soylunun idamı bizzat kendisine yaptırılırmış. Soylu bir adam, kendisine verilen bıçakla bir odada kendi canını almalıymış.

Pautus bir odaya kapatılmış. Dışarıda ailesi, onun kendisini öldürmesini beklerken içeriden gelen ayak seslerinden anlamışlar ki bu adam yapamayacak. Pautus'un korkup kendini öldürememesinden utanmışlar. Korkaklık, erdemleriyle tanınan bu insanlar için en aşağılık halmiş. Bahanelerin dile getirilmediği, arkasına saklanılmadığı o toplumda insani bir duygu olan korku, yapılması gerekene engel oluyorsa; insani hasletlerin tamamını değersizleştiren, karakteri sıfırın altına indiren ve tüm saygınlığı yerle bir eden bir utanç kaynağı olarak görülüyormuş.

Sonra karısı dayanamayıp içeri girmiş. Hiçbir şey söylemeden bıçağı almış, gözünü bile kırpmadan kendi karnına saplamış. Ardından bıçağı yavaşça çekip eşinin gözlerinin içine bakarak "Pautus, non dole." Yani: "Pautus, bak acımıyor."

Bu hikâyeyi ilk duyduğumda içimde derin bir sarsıntı hissetmiştim. Çünkü anladım ki; erdemli bir toplumda erdemsizlik utançtır ve tahammül edilmez.

Şimdi size asıl söylemek istediğim şey şu: Gerçekten değişmek mi istiyorsunuz? Sadece doğruları bilmekle yetinmeyip onları hayata geçirmek mi istiyorsunuz? O hâlde o kadının sözünü hatırlayın: "Non dole." "Bak acımıyor." Çünkü erdem, korkuya rağmen yürüyebilmektir.
Bugün küçük de olsa doğruya doğru bir adım atın.

Belki de gerçekten acımıyordur.

İlginizi Çekebilir

Yorumlar

0/5000

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!